28 Ocak 2015

Evvel Zaman İçinde : Tanrı Çocuklar İçin Biraz Fazla Mı Acımasız Ne!



Çocukken mahalle pazarına gitmeyi çok severdik. Pazar bizim için eğlence demekti. Rengarek kıyafetler, oyuncaklar, tabaklar, çanaklar... Ne ararsan vardı bizim mahalle pazarında. Bir çocuk daha ne ister ki :) Ergenus olduktan sonra olaylar değişti tabi :)

İlkokul çağlarımız yine, hastane dönüşü annem babam ve ben pazara girdik. Büyük oyuncak bebeklerin olduğu bir tezgaha takıldı kaldı gözlerim. Benimle birlikte annemin ve babamın da tabi. Gidip fiyatlarını sorduk, biraz yüksekti. Diğer bebeklere göre daha gösterişsiz, defolu tombul bir bebek vardı tezgahta. Defo dediğim bir kolu diğerine göre daha yumuşaktı ve kol boyunca lacivert bir çizgi vardı. Ağlayan bebekti bunlar, defolu olanın pili de çalışmıyordu. Defolu olduğundan daha ucuza verebileceğini söyledi tezgahtar amca. Gözüm diğer bebeklerde ama mecbur olur dedim, çocuk olsam da bütçemizi düşünmem gerekiyordu. Daha fazla masraf çıkarmayalım istedim. 

Eve geldik, öteki tekimle paslaşarak baktık durduk. Sonra tek bebekle bizim canavarlar kavga eder diye düşündü annemler. Öğleden sonra da öteki tekime bebek almak için düştük yine pazar yollarına. Tek defolu bebek bana kakalandığından başka defolu bebek yoktu doğal olarak :) Kalan bebekler arasından en ucuz olanı seçti annemler yine. Ama benimki Adile Naşit onunki Gülşen Bubikoğlu diyim siz anlayın :) 

İtiraz etmedim tabi ama hep öteki tekime serzendim durdum. 

“Hele benimkine bak. Pis tombul. Ağlamıyo bile” 
"Seninki daha güzel"
"Seninkinin elbisesi de daha güzel" 
"Bunun saçları pis!"

Çocukluk işte... 

Allah' a dua etmeye başladım sonra. Hani dua edenin duasını kabul eder diye öğrenmiştik Din Kültürü ve Ahlak dersinde. Merhametlidir diye. Bebeğimi bir odaya koyuyordum. Gidip başka odada dua ediyordum. “Allah’ ım ne olursun benim bebeğim de güzel olsun. Şimdi gittiğimde değişmiş olsun. Ne olur yalvarırım. Ben de güzel bir bebek istiyorum” diye. Sonra bir umut bebeğimi bıraktığım odaya geliyordum ve yine aynı tombul defolu bebekle karşılaşıyordum. Ne kadar dua ettim, kaç zaman sonra pes ettim bilmiyorum ama şimdi düşününce gülüyorum amma da safmışım :) "Tanrı çocuklar için biraz fazla mı acımasız ne!" diye de düşünüyorum zaman zaman. Sonra aklıma Al Capone’ un şu sözleri geliyor.


“Çocukken her akşam yatmadan önce ve aklıma geldiği her an Tanrı'ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün Tanrı'nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım. Ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrı'ya günahlarımı affetmesi için dua ettim.”

Herkese güzel bir gün diliyorum ;)

4 yorum:

  1. ay bak anın çok güzel çok sevdim çok duygulandım paylaşcam blogumda bi de al kaponun sözü süpeer de miii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene sevindim deep, blogunda paylaşmak istersen seve seve ;) Al Capone' un sözü süper gerçekten.

      Sil

Yazarsan bağ, yazmazsan dağ olur :)