15 Ocak 2015

Evvel Zaman İçinde : Pazarlık

Günlerden bir gün babam, öteki tekim ve ben spor ayakkabı alışverişine çıktık. İlk spor ayakkabımız olacak, beden eğitimi dersi için. 3. sınıftaydık sanıyorum.
Mağaza mağaza dolanıp bütçemize uygun ayakkabı aradık. O zamanlar para dediğimiz meret 20 bin lira, 50 bin lira şeklindeydi ama bir ayakkabı ortalama kaç liraydı hatırlamıyorum,
tutarları sallayacağım onlara takılmayın ;)
Girdiğimiz ayakkabıcılarda fiyatlar hep 50 bin, 60 bin civarında. Son bir dükkana daha girdik. Aman Allah’ ım seçtiğimiz ayakkabının fiyatı 40 bin lira. Nasıl sevindim anlatamam. Daha uyguna ayakkabı bulmuşuz, boru mu? Ayakkabıcı amca öteki tekime ayakkabıyı giydirirken ben saf saf “Baba ne güzel değil mi? Diğer yerler hep 50 bin, 60 bin diyor. Burası ne güzel 40 bin, daha ucuz :)” dedim. Babam hemen kaş göz işareti yaptı bana, anlam veremedim sustum. Bu cümlemle babamın pazarlık umudunun üstünde tepinmişim de haberim yokmuş. Çıkışta babam “Niye öyle diyorsun kızım, pazarlık yapacaktım.” deyince bende jeton düştü. Kıyamam ya, memur maaşıyla 5 kişilik bir aileyi geçindirmek kolay mı? O gün pazarlığın ne olduğunu ve pazarlığın altın kuralını öğrenmiş oldum.
Beğendiğin malın fiyatını indirmek için başka mağazalarda aynısını daha ucuza bulduğunu söyle, satıcı yerse :)

2 yorum:

Yazarsan bağ, yazmazsan dağ olur :)