15 Eylül 2014

Yutma Fobisi Vol.3 : İlk Seans

Herkese koccaman bir merhaba,

Başlıktan da anlaşılacağı gibi seçtiğim klinik psikologla ilk seansa gittim. Giderken oldukça endişeliydim, ne olacak, nasıl olacak? Kafamda deli sorular!

Vee ilk karşılaşma...
İç ses: "Güleryüzlü bir kadın, oldukça sıcak davranıyor. Her şey yolunda gidecek galiba."

Odaya geçtik. Sorunumun ne olduğunu anlatmaya başladım. Hap yutamama, yemekleri yavaş ve çok çiğneyerek yutma, boğulma korkusu ve bana kalmasını tercih edeceğim başka birkaç konu daha. Ben anlattıkça not aldı, sorular sordu. 

"Yemek yerken neden boğulacağını hissediyorsun, bana o boğulmayı anlatır mısın?"
"Ya açıkçası pek dikkat etmedim. Yemek takılıyor mu nefessiz mi kalıyorum diye ama korku ve endişe var"
"Hmm, biraz daha anlatabilir misin yani ne oluyor, takılıyor mu?"
"Bilmiyorum, yani dikkat etmedim diyorum ya!"

İç ses: "Allah' ım çok yanlış bir yerdeyim, olmamam gereken bir yerdeyim. Ne işim var benim burada!"

Benim anlatacaklarım bitiyor, sonra o başlıyor konuşmaya. Sürecin nasıl ilerleyeceğini anlatıyor. Anlattığım soruları bir sıraya diziyor. Önceliğimiz benim hap yutamamam. Bu en önemlisi çünkü hastalandığım an direk beni etkiliyor ve bebek düşünmeme en büyük engel. Sonraki, yemek yeme sıkıntısı. Bu ikinci önemde çünkü yavaş ve az da olsa yemek yiyebiliyorum. Hap olayını çözersek bunu da atlatacağıma inanıyor. Daha sonra da diğer bahsettiğim konular geliyor.

"Siz bunları sıraladınız ama ben size sadece hap için gelmiyorum. Diğer sorunlarım ne olacak peki, onları hiç konuşmayacak mıyız bu süre zarfında?"
"Ben çalışırken tek konuya odaklanmayı ve daha hızlı çözüme ulaşmayı tercih ediyorum. Başka konulara da dallanırsak bundan 4 ay sonra hala hap yutamıyor olabilirsin. En önemlileri hallettikten sonra onlarla ilgili de konuşacağız?"
"Peki boğulma korkusunun  altında pek çok neden yatabilir dediniz, ya bahsettiğim diğer konularsa asıl neden?"
"Çalışmaya başladıkça bunları çözeceğiz zaten. Altında yatan sebepler onlarsa önce onları çözmeye çalışacağız?"
"Ama ama :( "

İç ses: "Hepsini aynı anda çözseydik iyiydi!"

"Sorunların altında bir deneyim yatar genelde, boğulmayla ilgili bir deneyiminiz oldu mu?" 
"Ben boğulmaya dair hiçbir anı hatırlamıyorum. Ailem de hatırlamıyor."
"Peki anneniz size hamileyken bir travma, düşme, yaralanma, darp gibi bir durum yaşanmış mı?" "Bildiğim kadarıyla hayır. Çok fakirlermiş, sadece bunun yarattığı bir sıkıntı olabilir. Bu sorunumun altında bir şey yattığına çok emin değilim."
"Genelde altında bir deneyim yatar ama dediğiniz gibi altında bir şey yatmıyorsa o zaman işimiz daha kolay :)"
"Ben psikologun sorunumu çözeceğinden pek emin değilim aslında, işe yaramayacak gibi geliyor."
"EMDR nin güzelliği burada işte, siz inanmasanız da çaba sarfetmeseniz de çalışıyor :)"

İç ses: "Hadi canıııımmmm!"

Bu konuşmadan sonra EMDR' yi bir de psikologumdan dinledim. Kısaca sizlere de bahsedeyim.

Bilişsel davranışçı yaklaşım beynin üst katmanına hitap eder, farkında olduğumuz kaygılar davranışlar vs. EMDR ise beynin alt katmanına, bilinçli olarak yönetemediğimiz hayatta kalma kaygısı, kötülüklerden korunma refleksi gibi durumları kontrol eden kısma hitap ediyor. Yani biz hatırlamasak da oraya bir şeyler yazılıyor. EMDR oraya yazılan ve korkumuzu tetikleyen düğümü açmaya yardımcı oluyor ve bunu EMDR uygulandığında beynimiz kendi kendine çözüyor. Psikologum EMDR ile çözdüğü bir sorundan bahsetti, detaylarını vermeyeceğim ama bu yöntemle hastanın sorununa temel olan bir rüyasını hatırladıklarını belirtti. Değil rüya çoğumuz dün ne yediğimizi hatırlayamıyoruz. Bu örnek beni etkilemedi desem yalan olur. Bir umut var mı yoksa diye düşündüm, umutlandım ve işe yarayacak sanırım dedim.



Sonrasında boğulma konusundan bağımsız hayatımda hatırladığımda üzüldüğüm konulardan bahsettik, bunları not aldı. Önemli olduğunu söyledi.

Böyleyken böyle. İlk seans daha çok sorun ne, nasıl ilerleyeceğiz gibi konuların konuşulduğu bir seans ve elle tutulur bir ilerleme olmuyor. Bakalım bir sonraki seansta neler olacak?

3 yorum:

  1. Umarım çözersiniz sorununuzu.. önyargılı olmamaya çalışın.. ben yıllar önce terapiye gittiğimde umutla baktım ..ve çok fyadalandım.. tabi teknikler farklı ama olsun.. denemekten kaybınız olmaz..kazancınız ise byük olur..
    sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım :( Önyargılı olmamam lazım ama oldukça önyargılıyım malesef ama daha umutlu olmam ve inanmam gerek. Bundan sonrası için bu şekilde motive etmeye çalışacağım kendimi. Siz ne için gitmiştiniz terapiye, benimle aynı problemi mi yaşıyordunuz?
      Güzel yorumunuz için teşekkürler.

      Sil
    2. Depresyon diyelim... Ailevi sorunlar, kişisel korkularr....vs vs..
      Terapi ,ilaç, kitaplar, dostla, meşguliyet derken... briçok şeyi atlattım...
      çaba göstermeden hırs yapmadan olmuyor duygusal savaşlar için :(

      Sil

Yazarsan bağ, yazmazsan dağ olur :)