29 Mart 2014

Nikah Şekeri Sorunsalı

Herkese kocccaman bir merhabaaaa:)

Bugünkü postumuz düğün hazırlığı yapan gelinlerimize geliyor, malum erkekler böyle detaylarla pek ilgilenmiyor. Gerçi ben sevdiceğe "bu mu olsun yoksa bu mu, böyle mi olsun şöyle mi?" diye bayağı eziyet etmiştim o ayrı :)

Bu minik itiraftan sonra konumuza dönersek, aslında nikah şekerimi ben yapmak istiyordum. Ben yapmak istiyordum diyorum ama bu karar kardeş, abla, anne üçlüsünü de kapsıyordu elbette nıhahahahaha. Bu sebeple nikah şekeri modellerine bakarken daha çok yapabileceğimiz türden modellere baktım. Hazırlık yapanlar bilir, düğün oldukça masraflı olduğundan nikah şekeri seçerken fiyat konusu da önemliydi benim için.

Örnek olarak not ettiklerim şöyleydi;



Aşağıdakiler sevgili Begüm' ün sayfasından bulduğum örnekler



Bonbonelle' nin aşağıdaki tasarımını da çok beğenmiştim.


Bunları nereden bulduğumu hatırlamıyorum :(



Bizim ise fiyat, yapılabilirlik ve görünüş açısından en beğendiğimiz model aşağıdaki ikisi oldu.


Bu iki seçenek arasından ise soldaki mor nazar boncukluyu tercih ettik. Ettik etmesine de bunu nasıl yaparız diye kara kara düşünmeye başladık. Malzemeleri bulsak bulsak Eminönü' nde buluruz diye bir hafta sonu Eminönü' ne gittik ama mor nazar boncuğu ve üstteki mor motifi maalesef bulamadık. Kumaşı ise Eminönü' nde çuvalcıların bulunduğu yerde bulabileceğimi söylediler ama ben gidene kadar çoktan kapanmıştı. Böylece elimiz boş eve döndük. Bu arada düğüne az bir süre kalmıştı ve daha yapılacak çok iş vardı. Bu nikah şekerini ben yapmaya kalkıp bir de beceremezsem koparacağım kıyameti düşünüp vazgeçtim :)

Son çare olarak takip ettiğim Yeni Mutluluklar blogunun sevgili sahibesine mail atıp sordum. Buradan da olumsuz cevap alırsam bu modelden vazgeçip nikah şekeri yapan bir yere başka bir model için sipariş verecektim. Ancak sevgili Nuran bana maille hızlıca dönüş yaptı. Daha önce buna benzer bir model yapmadığını ama araştırıp döneceğini söyledi ve yine kısa süre içinde döndü. Adet başına verdiği fiyat ise oldukça uygundu. Nikah şekeri yapım aşamasındaki tüm isteklerime-sorularıma sabırla ve nazikçe cevap verdi. Tüm siparişi almadan önce bana bir numune göndererek ürünü canlı görmemi sağladı ve düğünüme az bir zaman kalmasına rağmen ürünleri yetiştirdi. Buradan bir kez daha teşekkür ediyorum kendisine. O benim gibi ince eleyip sık dokuyan biriyle çalıştığı için mutlu oldu mu bilmiyorum ama ben onunla çalıştığım için çok mutlu oldum. Gönül rahatlığıyla herkese tavsiye edebilirim.

Son olarak siz nikah şekerine yazılacak yazının, yazı tipi için kafa patlatır mısınız bilmiyorum ama ben patlatmıştım. Beğendiğim yazı tipleri aşağıdaki gibi. Biz Monotype Corsiva' yı tercih ettik. Size de yardımcı olur belki ;)

Gelin & Damat Vivaldi
Gelin & Damat - Sylfaen
Gelin & Damat - Pristina
Gelin & Damat - Poor Richard
Gelin & Damat - Monotype Corsiva
Gelin & Damat - Freestyle Script

Bu arada takipçilerime özel hediyelerim için katılım devam ediyor. Henüz katılmadıysanız tık tık.

26 Mart 2014

GFC Benimle Dalga mı Geçiyorsun?

Herkese kocaman bir merhaba,
GFC de yaşanan problem nedeniyle blogum takibe alınamıyordu ben de yeni bir "Takip et" butonu eklemiştim. Takipçilerime özel hediyeler postuma gelen bir yorumda bu butonun çalışmadığını söyledi bir arkadaşım. Explorer in bazı versiyonlarında sıkıntı yaşandığını farkettim, tam o sırada naapıcam ben derken GFC nin düzeldiğini farkettim :)

Kısacası blogumun sağ üst kosesinde yer alan "bu siteye katilin" butonuyla veya "bu siteyi tekip et"  butonuyla takip edemeyen arkadaslar tekrar takip icin deneyebilir mi? Son care olarak direk linki veriyorum. Bu da olmazsa nasil cikarim isin icinden bilmiyorum. Link asagidaki gibi.

https://www.blogger.com/follow-blog.g?blogID=6825286616461579816

25 Mart 2014

Alternatif Takip Et Butonu

Merhaba Arkadaşlar,
GFC bana yamuk yaptıktan sonra alternatif takip etme yöntemlerini araştırdım çözümü Blog Deposu' nda buldum. Detayları merak edenler için tık tık.

Şimdilik bu geçici çözümle ilerleyeceğim. Takipçilerime özel hediyelerime katılmak isteyen, katılıp da izlemeye alamayan arkadaşlar blogun sağ üst köşesinde yer alan "Bu siteyi takip et" yazılı kırmızı butonu tıklayarak blogumu izlemeye alabilirler. Şimdiye kadar sorun yaşayan tüm arkadaşlarım kusura bakmasın. 

Eyvah İzleyiciler Görünmüyor!

Merhaba Arkadaşlar,
Takipçilerime özel hediyelerime katılmak isteyen arkadaşlar GFC den takip konusunda sıkıntı yaşıyordu. Ben bloguma genelde telefondan girdiğimden orada izleyiciler görünümünde bir sıkıntı olmadığından blogdaşlarıma tekrar dener misiniz diye ricada bulundum pek çok kez ancak bugün masaüstünden bloguma girdiğimde ne göreyim, izleyiciler adımı kafayı yemiş durumda. İzleyiciler yerine aşağıdaki gri ekran görünüyordu.


Daha önce de izleyiciler adımında başka sıkıntılar olduğunda blog adresinizi değiştirip kaydedin, sonra düzeltip kaydedin şeklinde öneriler görmüştüm internette. Onu yaptığımda düzelmişti, tekrar denedim ama düzelmedi. Ben de blog yerleşim adımından izleyicileri kaldırıp tekrar ekleyeyim dedim ama kaldırdıktan sonra bir daha ekleyemedim :( Eklemek istediğimde aşağıdaki gibi bir hata alıyorum. Ne yaptım ne ettiysem olduramadım. Takip ettiğim bazı arkadaşların sayfalarına baktım onlarda da aynı durum söz konusu. Şu problemin çözümünü bilen biri yardımcı olabilirse çok sevinirim.
Help help help!



22 Mart 2014

Takipçilerime Özel Çam Sakızı Çoban Armağanı

Herkese kocaman bir merhabaaaaa :)

Bundan aylaaar aylaaaar önce sizler için ufak hediyelerim olduğundan bahsetmiştim. İşten güçten ancak toparlayıp yazabildim, kusuruma bakmayın.

Başlıktan da anlaşılacağı gibi beni takip etmeye değer bulan blogdaşlarım için ufak tefek hediyelerim var. Bu hediyeler blogumun 2. yıldönümü şerefine de olacak bir yerde çünkü 18 Nisan' da blogum 2. yaşını dolduruyor. Bunun yanında daha çok blogdaş ile tanışabilmek istiyorum ama yalandan takipçi sayımı artırmak gibi bir niyetim de yok. Sizlerden ricam, hediyeler için yorum yazmak isteyenler önce blogumu inceleyip takip etmeye değer bulduktan sonra yorum yazsınlar. Hediyelerin, sırf hediyeler için takip edip sonra takibi bırakan insanlara değil gerçekten cümlelerimi duymak isteyen birine gitmesini istiyorum. Bu benim en doğal hakkım sanırım. Kısacası sırf hediyeler için takip edilmek istemiyorum.

Bu ufak duyurudan sonra sizler için hazırladığım hediyeler nelermiş onlara bir göz atalım.

Toplu görünüm :)




Ayrıntılara bakacak olursak;

Paris desenli 2 kişilik tepsi. Bu tepsinin İstanbul desenlisini de kendime aldım. 2-3 kişilik servis için ideal. Ben çok severek kullanıyorum bu sebeple bir tane de sizlere hediye etmek istedim.





Victory&Bubbuls' dan güllü duş jeli ve vücut losyonu. Bu hediyenizi İsviçre' de balayındayken aldım. Kendime de bir çift aldım ancak henüz kullanamadım. Fotoğraflarda görüldüğü gibi kullanılmamıştır.





Diadermine express 3' ü 1 arada temizleyici su.



Denemek isteyip de bir türlü deneyemeyenler için 2 adet Watsons burun bandı, 1 adet Watsons yeşil çaylı cep mendili ve 1 adet Nivea el kremi deneme boyu.



Şişe görünümlü süs eşyasını Kurban Bayramı' nda Bozcaada' ya gittiğimizde sizler için almıştım. Bir de köpek anahtarlığımız var ;)




Bu hediyeleri alabilmek için tek yapmanız gereken blogumu takip etmeniz,  takip ettiğiniz ismi, blogumla ilgili düşüncelerinizi ve sizlere ulaşabileceğim mail adresinizi yorum olarak bırakmanız. Hepsi bu kadar :)

Edit: Arkadaşlar şu ara GFC oldukça sıkıntılı. Son postlarımdan görmüşsünüzdür. Blogumun sağ üst tarafında yer alan "Bu siteye katılın" veya "Bu siteyi takip et" butonuyla izleme işlemini yapamıyorsanız son çare olarak aşağıdaki linki deneyerek blogumu takibe alabilirsiniz.

https://www.blogger.com/follow-blog.g?blogID=6825286616461579816

Beni şu ana kadar takip eden ve hediyeler için yorum yazan arkadaşlarıma ekstra 1 hak daha vereceğim. 2 senedir benim çenemi çektiler sonuçta, o kadarcık da olsun ;)

Bunun dışında da ekstra haklarım olacak.
Bu hediye duyurusunu bloglarınızda, facebook veya twitterde (gerçi şu aralar twitter malesef oldukça sıkıntılı) herkese açık olarak duyurup linkini yorum olarak bırakırsanız her bir paylaşım için de birer hakka sahip olacaksınız.

Kafa karışıklığı olmaması için sadece bir yorum bırakmanızı özellikle rica ediyorum. Sadece çekiliş amaçlı açılan blogların katılımını kabul edemeyeceğim. Son katılım tarihi blogumun açılış yıldönümü olan 18 Nisan 2014, saat 23:59 dur. Bu tarihten sonra gelen katılım taleplerini kabul edemeyeceğim. Kargo ücreti elbette bana ait ancak yurtdışı gönderimi yapamayacağım maalesef. Kazananı en kısa sürede random.org aracılığı ile belirleyeceğim ve blogumda ayrı bir post olarak duyuracağım.

"Hediyeleri istemiyorum ama sesini daha çok kişiye ulaştırabilmen için blog/facebook/twitter de duyuracağım" gibi bir güzellik yapacak tüm arkadaşlarıma şimdiden çok çok teşekkür ediyorum. 

Herkese bol şans diliyorum.

19 Mart 2014

Evlilik Hazırlıkları: Enza Home

Ülkemizin hali malumken açıkçası içimden pek yazmak gelmiyor ancak düğün mevsimi yaklaşıyor ve insanlar harıl harıl evlilik hazırlığı yapıyor. Bu sebeple belki birilerine faydam dokunur diye deneyimlerimi paylaşmaya devam etmeye karar verdim. 

Bugünkü postumun konusu evlilik sürecinde geçtiğimiz en büyük sınav olan Enza Home. 

Emlakçı, Ev Sahibi, Kiracı Şeytan Üçgeni postumda evimizi bulma hikayemizi anlatmıştım. Orada da bahsettiğim gibi evimiz biraz minnak. Bu sebeple sonradan "Aman eşya buraya sığmadı" sorunu olmasın diye evi kiralamadan eşya almadık. 

Kirada oturacak çoğu çift boşuna kira ödememek için düğünden çok önce ev kiralayamıyor maalesef. Düğüne yakın tutunca da eşya bakma, teslim alma durumları sıkışabiliyor. Bu sebeple biz ev tutmadan önce vakit buldukça mobilya baktık, ev tutulduktan sonra da aklımızda kalan ve beğendiğimiz eşyalar için belli mağazalara gittik. Öncesinde kısmen eşya bakmış olmak bu süreçte bizi rahatlattı açıkçası. Evimiz minnak olduğundan dolayı da tüm odaların ölçüsünü alıp ona göre eşya baktık. Bu sayede eşyaları odalara sığdıramama riskini sıfırladık.

Marka seçimi konusuna gelirsek azımsanmayacak sayıda mobilya markası var memlekette dolayısıyla hepsini gezip mobilya bakmak mümkün değil. Aslında ben tüm eşyaları IKEA' dan alma taraftarıydım hem fiyatlar mobilya mağazalarına göre daha uygun hem de küçük alanlara uygun tasarımları oldukça fazla ancak sevdiceği IKEA konusunda ikna edemedim. "Öğrenci evi olmayacak sonuçta sağlam ürünler alalım, IKEA' nın ürünlerine güvenmiyorum" dedi. Bu sebeple IKEA' nın üstüne kocaman bir çizgi çekmek zorunda kaldım.

Mobilya bakarken tasarımını en çok beğendiğimiz markalar Alfemo ve Enza Home oldu. Özellikle Alfemo' nun tasarımları oldukça modern ancak Enza Home' a göre fiyatlar biraz daha tuzlu. Mobilya kalitesi olarak bir fikrim yok ama. Satıcılara sorarsan en kaliteli ürün kendilerinde, nihayetinde kimse benim yoğurdum ekşi demez.

Salonumuz çok büyük olmadığından köşe koltuklara baktık çoğunlukla, bu şekilde salonu daha etkin kullanabilirdik çünkü. Alfemo' nun köşe koltukları da oldukça güzel ancak sevdicek Enza Home' daki City köşe koltuğa aşık olduğundan Enza Home dedi başka da bir şey demedi. Ben aslında koltukta açık renk düşünüyordum ama hem sevdiceği kırmak istemedim hem de bu köşe takımının avantajlarını düşününce alma konusunda onay verdim. Bu takım hem uyumak hem de oturmak için oldukça rahat. Uyumak için diyorum çünkü ev küçük olduğundan misafirlerimizi çoğunlukla salonda yatırmak zorunda kalacaktık. Köşe koltukların çoğu yatak olmuyor oysa bu takımın kırlentlerini kaldırınca tek kişi için oldukça geniş bir yatma alanı elde edebilecektik. Bunun yanında sol tarafta gördüğünüz büyük pufu ortaya getirip 2 kişilik bir yatak halinde de kullanabiliyoruz. Modüler olmasından dolayı her parça birbirinden ayrılabiliyor. İlerde evimiz değiştiğinde köşe kullanım yerine ikili - tekli kombinasyon yapıp farklı şekillerde kullanabiliriz.  Kırlentler ve oturma alanlarının hepsi fermuarlı olduğundan kirlendiğinde yıkama şansım da var ve her şeyden önemlisi koyu renk olduğundan kir göstermiyor. Aman leke oldu aman kahve döküldü derdim yok. Açık renk koltuk takımı alan çoğu kişiden aynı serzenişi duyuyorum. Üstüne oturmaya bile kıyamıyorlar kirlenecek diye. Biz yayıldıkça yayılıyoruz :)

Yukarıda saydığım avantajlara ek olarak ben de beğendiğim için çok da diğer seçeneklere bakmadık ve köşe koltuğumuzu belirledik. 



Yemek takımı alıp almama konusunda kararsızdım. Ev küçük olduğundan normal bir masa alıp şimdilik idare etsek mi diye düşünüyordum. Sonra sevdicek odanın bir krokisini çizdi ve biz salonun bir köşesine yemek masasını sığdırırız diye ikna etti beni. Tabi takımın konsolunu almadık. Böylece tam da istediğimiz gibi yerleştirebildik salonumuzu. 

Koltuk, TV Sehpası ve yemek odası takımı aynı odada olacağından birbirleriyle uyumlu olmaları gerekiyordu. Koltuk takımımız koyu olduğundan TV sehpası ve yemek odası takımını açık tonlarda seçmemiz lazımdı. Bizi en çok bu nokta zorladı çünkü tipini beğendiğimiz TV ünitesi ve yemek takımlarının renkleri genelde koyuydu. Sırf beğendik diye de alamazdık çok alakasız ve koyu bir görüntü olacaktı çünkü. Özellikle TV ünitelerinde genelde koyu renkler hakim. Biz beyaz ve krem tonlarında bir şeyler bakındık. Alfemo' da böyle bir seçenek bulamadık maalesef bu sebeple Enza Home' daki aşağıdaki yemek odası takımı ve TV ünitesini tercih ettik. İkisinden de genel olarak memnunum, salonum oldukça uyumlu oldu. Yemek masası için görünüş iyi ama hem sandalyeler hem masa oldukça ağır. Biz eşya alırken eşyaların ağırlığına hiç dikkat etmedik, böyle bir detay aklımıza da gelmedi açıkçası. Bu yüzden ağırlık biraz sıkıntılı. TV ünitesi olarak da arkada platform değil duvar görünecek şekilde istiyorduk aslında ama uyumlu TV ünitesi bulamadığımızdan bunu tercih ettik. Arka platform beyaz olduğundan çok da sıkıntı değil genel olarak.

Yemek odası takımım Piero diye geçiyor. Sol tarafta takımın konsolu yer alıyor ama ben onu almadım, hiç de pişman değilim :) Resimde sandalyeler beyaz ancak ben aynı modelin takımla uyumlu krem rengini tercih ettim. Beyaz biraz çiğ geldi gözüme. Kolsol olsa beyaz da uyabilirdi belki ama sade masayla beyaz alakasız duracaktı.


Masa 6 kişilik ama azıcık sıkışarak 8 kişi zorlanmadan oturabilir. Bunun yanında masanın bir tarafının altında gizlenmiş bir parça var. Onu açıp 2 kişilik daha büyütebiliyoruz masayı, gerçi hiç ihtiyacımız olmadı şimdilik :) Masanın diğer tarafında aşağıda gördüğünüz çatal bıçak koyulabilecek bir bölme var. Bu çok hoşuma gitmişti, mutfağım çok geniş olmadığından işime yarar diye düşünmüştüm ama bu kısmı açabilmek için masanın altında bir kilit var. Her seferinde eğil kilidi aç, çek, çatal al tekrar eğil kilidi kapat gibi bir eziyetle uğraşmak gerekiyor. Bu sebeple bu sevincim yarım kaldı. Bu kısmı hiç kullanmıyorum. 


TV ünitemiz de yine Piero :)



Yatak odası konusunda Alfemo ve Enza Home arasında kaldık.
Alfemo' da beğendiğimiz yatak odası Como idi.


Enza Home' da ki ise yine Piero :)
Neden Enza Home' u tercih ettik derseniz, hem fiyatı daha uygundu hem boyutları az da olsa daha küçüktü. Alfemo' yu odaya yerleştirmekte daha fazla sıkıntı yaşayabilirdik. Bir de diğer tüm ürünleri Enza Home' dan alınca yatak odasını da oradan alıp bir sorun esnasında tek yerle muhattap olmak istedik.



Bu modelin 2 farklı şifonyer seçeneği vardı. Biri ilk görselde yer alan bildiğimiz alçak şifonyer diğeri de aşağıdaki görselde yer alan yüksek şifonyer. Yüksek şifonyerin fiyatı biraz daha yüksekti ama ben yüksek şifonyeri tercih ettim. Hem diğerine göre gözüme daha güzel göründü hem de oda dar olduğundan bu şekilde daha az yer kaplayacaktı. Göreselde görünmüyor ama en üstteki kısmı yukarı doğru açarak ayna ve makyaj ürünlerini yerleştirebileceğiniz küçük bölmelere ulaşabiliyorsunuz. 


Ürünlerden bahsettikten sonra asıl sorun olan Enza Home' a gelelim. Ürünleri satmaya çalışınca 2 laflarından biri müşteri memnuniyetine çok önem veriyoruz, şöyle harikayız böyle harikayız oldu ama her şey ürünleri alana o paracıkları ellerine teslim edene kadarmış. Biz Enza Home' un Avcılar şubesinden aldık ürünleri. İnternetten araştırdığımda en çok şikayet de Avcılar şube kaynaklıymış. Bakar mısınız bizdeki şansa :(

Birincisi ürünleri en geç 1 ay içerisinde teslim edeceğiz, daha bile erken olabilir dedikleri halde 1,5 aydan önce getirmediler. Getirdiklerinde de parça parça getirdiler. Eşyalar gelecek diye evi temizletmemizin üstünden aylar geçtiğinden her eşya geldiğinde bir tur daha temizlemek zorunda kaldık ve bu durum oldukça can sıkıcıydı. Eşyalarım zamanında gelmediğinden evlendikten sonra neredeyse 2 ay boyunca evimin düzenini oturtamadım, halı bile seçemedim. 

Bir diğeri sorunlarla ilgili Avcılar şubeyi her aradığımızda biz size döneceğiz deyip dönmemeleri. Onca işimizin arasında bir de bu süreci takip etmek zorunda kaldık.

Eşyaların büyük bölümü problemli geldi. Problem esnasında parçaların en geç 1 ay içinde değiştirileceğini söyledikleri halde aylarca uğraştırdılar bizi. Size Enza Home' un müşteri hizmetleriyle yaptığım bir konuşmadan bahsedeyim.

- İyi günler nasıl yardımcı olabilirim?
- Merhaba bizim eşyalarımızda böyle böyle problemler vardı, 1 ay önce servis kaydı aldınız. 1 ay içinde dönüş yapacaktınız. Durum nedir ne zaman çözülecek sorunlar?
- Hanımefendi kaydınız açılmış. Ankara' dan bir kamyon gelecek. Onun içinde yedek parçalar varsa 1 hafta içinde hallolur. (1 ay olmuş kamyon daha yeni çıkıyor Ankara' dan ayrıca kamyon Ankara' dan değil Fizan' dan geliyordu bence çünkü bir türlü gelemedi 6 saatlik yoldan)
- Ne demek kamyonun içinde varsa! 1 ay önce açtınız servis kaydını. Kamyonun içinde ne olduğunu bilmiyor musunuz? Eksik parçalar o kamyonda olmak zorunda değil mi? Kamyonda yoksa ne olacak, ben beklemeye devam mı edeceğim?
- Bilemiyorum Hanımefendi varsa vardır, yoksa da bir daha ki kamyonda gelir.
- Hani müşteri memnuniyeti!!! Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz? Biiiippppp!!!!

Böyle bir ciddiyetsizlik yok, yazarken bile ellerim titredi resmen. İnternette şikayet araştırması yaparken hemen hemen tüm markalar için benzer şikayetler var ama yaşamış biri olarak söylüyorum Avcılar Enza Home' dan ve mümkünse Enza Home' un bizzat kendisinden kesinlikle ve kesinlikle uzak durun.

Yukarıda yer yer bahsettiğim eşya alacak yeni çiftlere naçizane önerilerimi şöyle bir toparlarsam;
- Eviniz kira olacaksa eşyaları önceden almak oldukça sıkıntı yaratabilir. Öncesinde mobilya bakıp bir fikir sahibi olup evinizi kiraladıktan sonra eşyaları almak daha iyi olacaktır. Önceden baktığınız için de evi kiraladıktan sonra daha hızlı eşya seçebilirsiniz.
- Eviniz küçük büyük fark etmez ölçüleri alıp seçtiğiniz eşyanın odanıza sığıp sığmayacağına mutlaka dikkat edin. Biz bütün mağazalara elimizde metre ve kalem kağıtla girdik, bu sayede odalarımıza eşyalarımız cuk oturdu :)
- Yukarıdaki maddeyle paralel olarak eviniz küçük de olsa sırf sığsın diye istemediğiniz eşyalar almayın. Öncelikli ve mutlaka gerekli eşyaları alıp, diğerlerini daha geniş bir eve çıktığınızda alabilirsiniz böylece beğendiğiniz eşyalara yer ayırabilirsiniz. 
- Eşyalarınızı seçerken ağırlıklarına da dikkat edin. Benim özellikle yemek masam ve sandalyelerim çok ağır. Masayı ordan oraya taşıyacak haliniz yok ama sandalyelerin hafif olması gerçekten önemli.
- Biz peşin ödemelerde indirim yaptıklarından parayı çatır çatır saydık ellerine bu sebeple sonrasında çok sıkıntı yaşadık. Paramızla rezil olduk anlayacağınız. Mümkünse eşyaları taksitle alın veya ön ödeme yapıp gerisini eşyalar tam teslim edilince verin, kabul ettirebilirseniz tabi. Bu şekilde indirim alamayabilirsiniz ama en azından satıcının gözünde hala para gelecek kaynak olarak göründüğünüzden biraz değeriniz olur. 

Benim anlatacaklarım bu kadar. Yeni evlenecek, eşya bakacak herkese bol şans diliyorum. Kimsenin bizim çektiğimiz eziyetleri çekmemesi dileğiyle...

11 Mart 2014

Berkin...


Söylenecek bütün sözleri de alıp gittin çocuk, bize kocaman bir boşluk bıraktın.