10 Şubat 2014

Emlakçı, Ev Sahibi, Kiracı Şeytan Üçgeni

Aylarrrrr önce ev aradığımız dönemde Ağlamak İstiyorum postunda yazmıştım nasıl bunaldığımı. Şimdi aylarrr sonra evinde kahvesini yudumlayan tuzu kuru bir şahsiyet olarak yazıyorum bu postu:)

Ev ararken bayaaa bi kriterimiz vardı bildiğiniz gibi; ikimizin de iş yerine uygun mesafede olsun, sitede olsun, güvenlik olsun, otopark problemimiz olmasın... Üstüne üstlük hangi semtte ev tutacağımıza bile karar verememiştik. Tüm bu sebeplerden dolayı olabilir dediğimiz ve olmasa keşke ama mecbuuur dediğimiz semtlerde ev arayışına girdik. Artık hangisi denk gelirse diye.

Bu süre zarfında en büyük problem "Emlakçılar" oldu tabi ki! İstanbul' da sahibinden ev bulmak deveye hendek atlatmaktan daha zor olduğundan kısıtlı zamanımızı bir de sahibinden ev aramak için geçirmek istemedik. Kısacası emlakçılarla çalışmaya mecbur kaldık.

Emlakçılarla ilgili en büyük sorunu Göktürk’ te ev ararken yaşadık aslında, diğer semtler çok da sıkıntılı değildi. Göktürk' teki emlakçılarda maalesef yalan ilan durumuyla karşılaştık. Hatta bir arkadaşım kendi evinin kiralık olduğu ilanını bile görmüş, o derece yani. Göktürk’ te kiralar genel olarak yüksek. İnternetten bakıp "Böyle güzel bir ev hem de sitede , kirası da ucuz. Olur mu ki" diye arıyoruz, her ne hikmetse o ev kiralanmış oluyor ama ellerinde bizim tam istediğimiz gibi bir ev mutlaka bulunuyor! Emlakçıların müşteri düşürmek için yeni taktikleri bu olsa gerek. Kardeşim zaten çalışıyorum, işten arta kalan kısıtlı zamanımda ev bulmaya çalışıyorum sen kafayı mı yedirteceksin bana? Senin yalan ilanlarınla uğraşmak zorunda mıyım ben, yazık değil mi İnsanlardan vakit çalmaya ne hakkın var senin? Bir emlakçıya böyle böyle bir eviniz varmış diye sorduk evi hatırlamadı bile o kadar yalan ilan.

Yalan ilan veren emlakçıları bir kenara bırakıp hayal dünyasında yaşayan emlakçılara bir göz atıyoruz şimdi de. Biz 2+1 ev baktığımızı söylemiştik. Şişli’ de bir emlakçı hatun "Çok güzel bir ev, sıfır, ilk siz oturacaksınız, 2+1 çok kullanışlı" diye gaza getirdi bizi. Biz sevdicekle birbirimizin gözünün içine bakıyoruz "Hadi inşallah" diye. Ev ayrıca tam bizim istediğimiz konumda. Eve bir girdik. 2+1 dediği evin bir odasında pencere yok. Evet evet yanlış okumadınız pencere yok! Evin halini görünce kulaklarımdan dumanlar fışkırdı. O emlakçıyı evlatlık alıp, penceresiz odayı da çocuk odası yapasım geldi. Her şeye rağmen nezaketimizi koruyup teşekkür edip çıktık. Uygun ev bulursa arayacakmışmış bi de, arama kardeşim lütfen arama :(

Yine aynı hatunun bizi götürdüğü evlerin birinde ev sahibinin kendisi oturuyordu, bebişleri olacakmış diye bir üst kata taşınacakmış. Bacak kadar bir oğluşu daha vardı beyefendinin. Evi gezerken banyoya da girdik. Tavanda kabarmalar var, boya bildiğin kabarmış yani. "Nem mi var ya da tavan mı akıyor acaba" dedim. İstanbul' daki hemen hemen her evimde nem sorunu yaşadığımdan aşırı hassasım bu konuda. Yok efendim, küçük çocuk banyo yaparken su sıçratmışmış da ondanmış. He gülüm he, öyledir muhakkak dedim içimden. Bu adam bir de evin kirasını 1.250 TL olarak belirlemişti, çaresiz kaldığımızdan nemli memli idare ederiz deyip 1.200 olmaz mı dedik, nuh dedi peygamber demedi. Biz de eyvallah deyip çıktık evden. Sonra o ev tam 6 ay boyunca kimse tarafından tutulmadı, biz de içten içe sevindik sen misin 50 lira indirmeyen, kar mı ettin yani şimdi diye :) Pis miyiz neyiz biz de, çoayıp :)

Haftalarca gezmediğimiz emlakçı, bakmadığımız ev kalmadı anlayacağınız. Sonra internetten bulduk yine bir ev. Olur mu ki, baksak mı ki derken aradık emlakçıyı. Eve bakmak için sözleştik. Eve baktık ve çok beğendik, kirası da belirlediğimiz sınırdaydı ama yine de biz bir düşünelim diye çıktık evden. Malum bünye alışık her girdiği evden eli boş çıkmaya, inanamadık herhalde :) Anadolu yakasında işimiz vardı. Karşıya geçerken bir anda "Tamam ya, budur" deyip emlakçıyı aradık ve aynı gün tuttuk evi. Ne demişler "Sabreden derviş muradına erermiş". Sonuç olarak biz evimizi çok seviyoruz. Kira ama olsun, kirasını ödediğimiz sürece ev bizim dimi ama :)

Ev sahibimizle çok muhattap olmuyoruz, kiramızı yatırdığımız sürece sorunumuz yok adamla ama evi tuttuğumuz gün yaşadığımız bir mevzudan dolayı gıcık oldum kendisine. Genelde yeni evlerde ankastre ocak-fırın yeri kesilmişse takılır o şekilde teslim edilir kiracıya. Ev sahibimiz bunu kabul etmedi, takamazmış. İyi de kardeşim madem taktırmayacaksın niye kestiriyorsun yerini, ben ankastre fırın almayacağım belki kiracıyım diye. Bunu aklın bilemedi mi:) Bilmiyorum bana hak verir misiniz ama baktığım yeni evlerin hepsinde ankastre ocak fırın vardı, bu sebeple uyuz oldum kendilerine.

Bu evimi de sayarsak İstanbul’ da yaşadığım 5 ev oldu. Bu 5 evin birikimiyle ev kiralayacaklara naçizane tavsiyelerim aşağıdaki gibi.

- Kira kontratında çok genel bilgiler yer alıyor. Evi teslim alırken ki durumu net ifadelerle ekletin kontrata sonra başınız ağrımasın. İlk ev sahibim evi boyamadan bize teslim ettiği halde evden çıkarken "evi boyalı vermiştim, boyamadan çıkamazsınız" diye depozitomuzu kesmişti. Hala içime oturmuş bir konudur bu. Hiç iyi niyet göstermeye gerek yok, kimin ne olduğu belli olmuyor, eşeğinizi sağlam kazığa bağlayınız efenim. Şu an oturduğum eve bakan emlakçı evin detaylarını fotoğraflayıp kendisine, ev sahibine ve bize birer kopya yaptı. Sonra sıkıntı olmasın diye güzel bir yöntem aslında, denenebilir.

- Evi tutmadan önce evin en geniş odasında, birini yere oturtup zıplayın efenim. Evet evet doğru okudunuz, zıplayın ve ev sallanıyor mu bakın, zira kötü bir deneyimle bu detayı öğrenmiş bulunuyorum. 2 sene önce soğuk bir kış vakti evi temizledik yerleştik tam bir oh çekecekken o da ne!! Alt kattakiler kapıyı kapatınca bizim salonda eşyalar sallanıyor, annem yürüyor sallanıyor, babam oturuyor sallanıyor. Biri bize bu bir şaka deyip kamerayı göstersin el sallayalım istedik ama olmadı. Ev bildiğin sallanıyor. Yüksek deprem riski barındıran İstanbul gibi bir şehirde sallanan bir evde oturamazdık. Komşularla konuşuyoruz, ev sallanıyor diyoruz hepsi "evet bizimki de sallanıyor, biz alıştık siz de alışırsınız" diyorlar. Bakar mısınız milletteki rahatlığa. 15 gün içinde apar topar yeni bir ev bulup taşınmak zorunda kaldık hem de o kış soğuğunda. Şok şok şok! Sonuç olarak mutlaka zıpla okuyucu, benden demesi. Ben artık ne zaman ev baksam zıplıyorum:)

- Kirayı nasıl ödeyeceğinizi net bir şekilde kontrata ekletin. Yine bir ev sahibim kirayı elden vermeyi reddedip bankaya yatırdığım için başka şeyleri bahane edip 1 sene içinde evden çıkardı bizi. Neymiş efendim, bankaya yatırınca vergi kesiliyormuş, e bi zahmet!! Nolcaktı acaba? Bu sebepten artık ev sahiplerine bu konuyu altını çize çize söylüyorum.

Bu maddeleri öyle zıttırıktan okuyup geçme okuyucu, hepsinde yaşanmışlık var, az ciddiye al beni :)

Buradan ev sahipleri ve emlakçılara sesleniyorum. Allah korkusu yok mu sizde yauu, azcık vicdanlı olun ya!!!

Başıma gelen bunca olaydan sonra sevdiceğe kurduğum cümle ise şöyle;
“Aşkım bizim kiraya verecek evimiz olursa insaflı olalım olur mu!”

Daha kiralık evi yeni buldum, kiraya vereceğim evi hayal ediyorum. Aç tavuk seni :)


10 yorum:

  1. Yazını okurken 9 ay önceme gittim..o zamanlar sinirden gerim gerilirken şimdi o hallerime gülüyorum:)))demekki hepimiz aynı şeyleri yaşıyomuşuz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen cogumuz ayni sıkıntıları yaşıyoruz, ben de şimdi gülüyorum ama gercekten en zorlandigim donemdi. Ev arayan herkese Allah sabir versin ve yardım etsin.

      Sil
  2. Merhaba,
    Blogunuzu çok beğendim ve sizi takibe aldım.
    Sevgiler,
    Bende bloguma beklerim http://hayatimakyajla.blogspot.com/
    İlk Hediye çekilişime beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, blogumu begenmene cok sevindim Ebru. Bloguma hosgeldin.Su ara oldukca yogunum.Ilk firsatta ugrayacagim bloguna;)

      Sil
  3. Merhaba..
    Anlatım tarzınıza bayıldım, sanki kendim kaleme almış gibi samimi geldi :)
    Anlattığınız her bir cümleyi şu an yaşadığım için sanırım :))
    Merak ettim, bu benzer tarzda yaşadığımız ev krizinden sonra nerede ev buldunuz ?
    Merve

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Merve, bu anlattiklarimin hepsini ev arayan her cift yasiyor sanirim. Sana da bol sans diliyorum bu surecte. Gonlune gore bir ev bulursun umarim. Şişli de oturuyoruz canim, istediimiz yerde bulabildik biz;)

      Sil
  4. pardon bir sorum olacaktı; ev neden sallanır? bu durum şu an bizim başımızda, aynı stresi biz de yaşıyoruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşaatla ilgili pek bilgim yok açıkçası bu sebeple kesin şu nedenden sallanır diyemeyeceğim. Çevrenizde bir inşaat mühendisi varsa ona danışabilirsiniz. O dönemde benim çevreden duyduğum inşaata bir süre ara verilmişse ve bu süre zarfında inşaatta kolonları taşıyan demirler güneşe maruz kalmışsa demirler özelliğini kısmen kaybettiğinden sallanmaya sebep olabilirmiş. Alan çok büyükse de sallanma olabilirmiş, mesela bizim salonumuz çok genişti. Ek olarak inşaatta demirden çalınmışsa da olduğuna dair şeyler duydum. Ama bunlar hep kulaktan dolma bilgiler bu sebeple bir uzmana danışmakta fayda var bence. Çok çok geçmiş olsun diyorum, gerçekten çok huzur bozan bir durum.

      Sil

Yazarsan bağ, yazmazsan dağ olur :)