4 Kasım 2012

Umut Işığı

Fareler üzerinde yapılan bir deneyde, bir fare derin bir kabın içine yerleştirildi. Üstü açık boru şeklindeki kabın kenarları farenin dışarı çıkamayacağı kadar yüksekti. Kabın içi suyla dolduruldu ve zifiri karanlık bir odaya yerleştirildi. Farenin yüzmesi bekleniyordu. Pes edinceye kadar geçecek zaman ölçülecekti. Fare üç dakikadan biraz daha fazla yüzdükten sonra pes etti.

Deneyin devamında bu kez aynı kaba başka bir fare kondu. Ancak deney ortamında bu kez bir farklılık vardı. Odayı aydınlatan ince bir ışık huzmesi verildi. Bu fare otuz altı saatten fazla bir süre suda yüzmeyi sürdürdü. Hiçbir ışık görmeyen fareden 700 kat daha fazla direndi.

Fark neydi? Işığı görmeyen farenin umudu yoktu. Etrafına baktığında karanlıktan başka bir şey görmüyordu. Yüzmeye devam etmesi için bir nedeni yoktu. Umudumuzu yitirdiğimizde bizim de yaptığımız gibi...

Oysa bir umut ışığı her zaman vardır. İnanmanız için görmeniz gerekmez, inandığınız için görürsünüz.

Joel Osteen, "Its, Your Time",
Simon & Schuster UK, 2009




Umudumuzu hiçbir zaman kaybetmememiz dileğiyle...

2 yorum:

  1. Merhaba çok güzel bir yazı. Tesadüfen geldim bu sayfaya, bir yorum bırakmadan geçmek istemedim :) Sonra baktım tek izleyici var ben de 2. olayım dedim ekliyorum :)

    http://ebrueliacik.blogspot.com

    YanıtlaSil
  2. Ebru Bayrak; Bloguma hoşgeldin Ebru, sesime 2. yankıyı almak ne güzel :)

    YanıtlaSil

Yazarsan bağ, yazmazsan dağ olur :)