23 Ekim 2012

Nişan Yüzüğü Seçmek

Benim için önemli konulardan biridir nişan yüzüğü. İş, seçme noktasına gelmeden düşünmemiştik nasıl bir yüzük istediğimizi, fikir sahibi olalım diye de bakınmamıştık kuyumcu vitrinlerine. Bu yüzden seçmekte biraz zorlandık açıkçası.

Yüzük almak için belirlediğimiz mekan, İstanbul’da oturan pek çok insanın tercih ettiği Kapalı Çarşı oldu. Kuyumcuları gezmeye başlayınca burayı seçmekle iyi mi ettik diye düşünmeye başladık çünkü çoook fazla çeşit var, yüzüklere baktıkça kafamız karışmaya başladı. Bu yüzden öncelikle kendimize bir kuyumcu belirledik. Arkadaşlara sorup soruştururken duyduğumuz Civelek Alyans’a gittik. Civelek Alyans’ın sahipleri gayet anlayışlıydı. Böyle uzun uzun düşünüp kararsız kalan çiftler onlara gayet normal geliyor. Ayrıca üretimi kendileri yaptığı için hayalinizdeki tasarımı bile yapabilecek durumdalar ;)

Kararsız kaldığımızı görenler "Alın 2 yıl sonra değiştirirsiniz" şeklinde tavsiyeler veriyordu ancak ben, aldığım yüzüğü bir ömür boyu takayım istiyorum - Evet, böyle de takıntılı bir insanımdır :) - Yüzük seçerken kriterler çok tabi. Cos cos parlamasın, genç işi olsun, abartılı olmasın ama şık olsun, parmağımı rahatsız etmesin, kesmesin gibi gibi. Eeee başka derdin var mı diyesi geliyor insanın değil mi :) Parmağım ince olduğundan baktığım hiçbir yüzük parmağıma oturmadı. Oturmayınca duruşunu, rahatlığını anlayamıyorsunuz maalesef ve bu karar vermenizi daha da zorlaştırıyor :)

Yüzükler makine işi ve el işi olmak üzere 2 ye ayrılıyor. Yüzüklerin parmakta duruş kaliteleri gibi fiyatları da farklı oluyor tabi. Makine işi yüzükler daha ucuz, çiftini 800 TL ye bile alabileceğimizi söylediler bazı yerlerde. El işi olanlar daha pahalı, neredeyse 2 katı diyebilirim. Ancak bence parmakta el işi yüzükler makine işine göre daha güzel duruyor.

Neyse efendim ilk gidişimizde 2 seçeneğe indirdik yüzükleri.

1.si aşağıda gördüğünüz rolex model. Aşağıdakinden farklı olarak bizim beğendiğimizin ortası rose altındı. Ve yüzük saat kordonu gibi yumuşaktı, parmağımız arasına sıkışır mı diye endişe ettik. Ancak acayip derecede rahat ve hafif bir yüzüktü. 



2.  yüzük çift katlıydı ve üstteki kat dönüyordu. Alt kat sarı altın, üst kat beyaz altından yapılmıştı. Bu yüzük daha bi “Ben nişan yüzüğüyüm” diyordu hani :) Fotoğrafını internetten bulamadım ama :S 

Beğendiğimiz yüzüklerin 2 si de el işiydi ve 2 sinin de çifti aşağı yukarı 1500 TL idi.

O gün aceleye getirmeyelim üstüne biraz düşünelim dedik ve çıktık Kapalı Çarşı’dan.

Veeeee tercihimizi 2. yüzükten yana kullandık, ertesi hafta gidip aldık, iyi de yaptık :)

İnternette, yüzük seçerken nelere dikkat etmelisiniz başlığıyla pek çok bilgi var. Benim kanaatimce önemli olanlar aşağıdaki gibi.

   *Yüzük bakma işi son günlere bırakılmamalı, öncesinde bir ön hazırlık olması açısından birkaç kuyumcu gezmekte fayda var.

   *Yüzük, parmağınızı rahatsız edecek derecede kalın ve geniş olmamalı.

 *Yüzüğün kenarlarının keskin olup olmadığına dikkat edilmeli, sonra yüzümüzü yıkayalım derken doğramayalım diymi ama :)

  *Yüzükte bulunan taşlar büyük ise diğer parmakları rahatsız edebiliyormuş. (Bu da bir arkadaşımın tavsiyesi)

  *Yüzüklerin içine yazılacak isim, tarih gibi yazılar eskiden el yazısıydı yazan kişinin el yazısı kötüyse tam bir facia olabiliyordu, maalesef böyle yazılar gördüm :S Artık bilgisayar yardımıyla yazıyorlar. Bize yazı tipini sormadılar ancak yazı tipini sizin zevkinize göre belirleyebiliyorlar, bilginiz olsun.

Herkesin, bir ömür boyu birlikte olabileceği eşi ve sonrasında bir ömür boyu parmağından çıkarmayacağı yüzüğü bulması dileğiyle…

4 yorum:

  1. Yüzükleriniz hayırlı olsun :)

    YanıtlaSil
  2. gelinyolu; güzel dileğin ve yorumun için çook teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  3. merhaba :) hayırlısı olsun yüzükleriniz bloğunu yeni keşfettim :) ben de evlilik hazırlıkları yapıyorum :)

    YanıtlaSil
  4. BOŞNAK KIZI; Bloguma hoşgeldiiiin, sesime yankı olman çok sevindirdi beni :) Ben henüz evlilik hazırlıklarına başlayamadım ama blogun bu açıdan bana çok faydalı olacak, takipteyim ;)

    YanıtlaSil

Yazarsan bağ, yazmazsan dağ olur :)