29 Ekim 2012

Psikoanalist

"53. doğum günün kutlu olsun doktor.
Ölümünün ilk gününe hoş geldin.

Geçmişinden bir yerlerden geliyorum. Hayatımı
mahvettin. Nasıl ya da neden olduğunu
hatırlamayabilirsin, ancak mahvettin. Şimdi ben de senin
hayatını mahvedeceğim. Başta sadece seni öldürmem
gerektiğini düşündüm. Sonra bunun fazla kolay olacağını
fark ettim. Kendini öldürmenin daha iyi olacağına karar
verdim.

Kendini öldür doktor!

Seninle bir oyun oynayacağız. Yarın sabah altıdan
itibaren, kim olduğumu bulabilmen için on beş günün var.
Vereceğim ipuçlarıyla başarılı olursan, seni affedeceğim.
Yapamazsan, o zaman...Bu mektubun ikinci sayfasında
isimleri yazan 52 akrabanın hayatlarını tek tek
mahvedeceğim."




Psikanalist Dr. Frederick Starks, 53. doğum gününde tehdit dolu bir mektup alır. 15 gün içinde mektubu yollayan kişinin kim olduğunu bulmak zorundadır. Bulamazsa 2 seçeneği vardır. Ya intihar edecek ya da mektubun 2. sayfasında isimleri gönderilen 52 akrabasından birinin hayatının mahvedilmesine göz yumacak.

Mektubu gönderen kişi kendini Bay R. olarak tanıtmaktadır. Doktorun onu bulabilmesi için ipuçları göndermektedir ancak diğer yandan doktorun işini, finansal durumunu ve özel hayatını büyük hamlelerle mahvetmektedir. Kaşıkla verip kepçeyle almak misali :)

Bu psikolojik savaşı kim kazanacak? Psikanalist mi yoksa zeki bir psikopat mı?

Psikoanalist, 3 bölümden oluşan bir polisiye-gerilim. Bir kitapçının cep kitapları bölümünde rastladım bu kitaba, daha önce ne yazarın ne de kitabın adını duymamıştım. Kitabın arkasında yazanları -yukarıda paylaştığım- okudum ve "Bu kitabı okumalıyım" dedim. Kitaba başladıktan sonra elimden düşüremedim hep bir sonraki sayfada ne olacak diye merak halinde yaladım yuttum sayfaları. Sertifika sınavımın olduğu döneme denk gelen bu kitap uykusuz günler geçirmeme sebep oldu :) 

Kitabın arkasında "52 akrabanın hayatlarını tek tek mahvedeceğim" yazıyor ancak kitabı okuduğunuzda psikopat katilin 52 akrabadan herhangi birinin hayatını mahvedeceğini görüyorsunuz. Çeviride bir çelişki var maalesef.

Kitap genel olarak sürükleyici ancak sonunu daha ilginç bekliyordum. Sonu biraz hayal kırklığına uğrattı beni açıkçası. Ancak yine de okunası bir kitap. Siz de polisiye gerilim romanlarını okurken, katili bulmak için iz sürenlerdenseniz bu kitabı zevk alarak okuyacağınızı düşünüyorum.

Kitabı bitirdikten sonra yazarın diğer kitaplarını araştırmaya koyuldum, Türkçeye çevrilen 2 kitabı var. Diğer kitabın adı Şizofren. Bu kitabı da tez zamanda okumak niyetindeyim :)

Yazar : John Katzenbach
Yayın evi : Koridor
Özgün Adı : The Analyst 
Çeviren : İpek İbik

23 Ekim 2012

Nişan Yüzüğü Seçmek

Benim için önemli konulardan biridir nişan yüzüğü. İş, seçme noktasına gelmeden düşünmemiştik nasıl bir yüzük istediğimizi, fikir sahibi olalım diye de bakınmamıştık kuyumcu vitrinlerine. Bu yüzden seçmekte biraz zorlandık açıkçası.

Yüzük almak için belirlediğimiz mekan, İstanbul’da oturan pek çok insanın tercih ettiği Kapalı Çarşı oldu. Kuyumcuları gezmeye başlayınca burayı seçmekle iyi mi ettik diye düşünmeye başladık çünkü çoook fazla çeşit var, yüzüklere baktıkça kafamız karışmaya başladı. Bu yüzden öncelikle kendimize bir kuyumcu belirledik. Arkadaşlara sorup soruştururken duyduğumuz Civelek Alyans’a gittik. Civelek Alyans’ın sahipleri gayet anlayışlıydı. Böyle uzun uzun düşünüp kararsız kalan çiftler onlara gayet normal geliyor. Ayrıca üretimi kendileri yaptığı için hayalinizdeki tasarımı bile yapabilecek durumdalar ;)

Kararsız kaldığımızı görenler "Alın 2 yıl sonra değiştirirsiniz" şeklinde tavsiyeler veriyordu ancak ben, aldığım yüzüğü bir ömür boyu takayım istiyorum - Evet, böyle de takıntılı bir insanımdır :) - Yüzük seçerken kriterler çok tabi. Cos cos parlamasın, genç işi olsun, abartılı olmasın ama şık olsun, parmağımı rahatsız etmesin, kesmesin gibi gibi. Eeee başka derdin var mı diyesi geliyor insanın değil mi :) Parmağım ince olduğundan baktığım hiçbir yüzük parmağıma oturmadı. Oturmayınca duruşunu, rahatlığını anlayamıyorsunuz maalesef ve bu karar vermenizi daha da zorlaştırıyor :)

Yüzükler makine işi ve el işi olmak üzere 2 ye ayrılıyor. Yüzüklerin parmakta duruş kaliteleri gibi fiyatları da farklı oluyor tabi. Makine işi yüzükler daha ucuz, çiftini 800 TL ye bile alabileceğimizi söylediler bazı yerlerde. El işi olanlar daha pahalı, neredeyse 2 katı diyebilirim. Ancak bence parmakta el işi yüzükler makine işine göre daha güzel duruyor.

Neyse efendim ilk gidişimizde 2 seçeneğe indirdik yüzükleri.

1.si aşağıda gördüğünüz rolex model. Aşağıdakinden farklı olarak bizim beğendiğimizin ortası rose altındı. Ve yüzük saat kordonu gibi yumuşaktı, parmağımız arasına sıkışır mı diye endişe ettik. Ancak acayip derecede rahat ve hafif bir yüzüktü. 



2.  yüzük çift katlıydı ve üstteki kat dönüyordu. Alt kat sarı altın, üst kat beyaz altından yapılmıştı. Bu yüzük daha bi “Ben nişan yüzüğüyüm” diyordu hani :) Fotoğrafını internetten bulamadım ama :S 

Beğendiğimiz yüzüklerin 2 si de el işiydi ve 2 sinin de çifti aşağı yukarı 1500 TL idi.

O gün aceleye getirmeyelim üstüne biraz düşünelim dedik ve çıktık Kapalı Çarşı’dan.

Veeeee tercihimizi 2. yüzükten yana kullandık, ertesi hafta gidip aldık, iyi de yaptık :)

İnternette, yüzük seçerken nelere dikkat etmelisiniz başlığıyla pek çok bilgi var. Benim kanaatimce önemli olanlar aşağıdaki gibi.

   *Yüzük bakma işi son günlere bırakılmamalı, öncesinde bir ön hazırlık olması açısından birkaç kuyumcu gezmekte fayda var.

   *Yüzük, parmağınızı rahatsız edecek derecede kalın ve geniş olmamalı.

 *Yüzüğün kenarlarının keskin olup olmadığına dikkat edilmeli, sonra yüzümüzü yıkayalım derken doğramayalım diymi ama :)

  *Yüzükte bulunan taşlar büyük ise diğer parmakları rahatsız edebiliyormuş. (Bu da bir arkadaşımın tavsiyesi)

  *Yüzüklerin içine yazılacak isim, tarih gibi yazılar eskiden el yazısıydı yazan kişinin el yazısı kötüyse tam bir facia olabiliyordu, maalesef böyle yazılar gördüm :S Artık bilgisayar yardımıyla yazıyorlar. Bize yazı tipini sormadılar ancak yazı tipini sizin zevkinize göre belirleyebiliyorlar, bilginiz olsun.

Herkesin, bir ömür boyu birlikte olabileceği eşi ve sonrasında bir ömür boyu parmağından çıkarmayacağı yüzüğü bulması dileğiyle…